En basit anlamda ticaretin e-ticaret kavramına dönüşmesi ve bilgisayar ağları yardımıyla işletme performansını geliştirmektir. İşletmeler bu sayede karlılıklarını arttırıyor, pazar payını yükseltiyor, müşteri hizmetlerini iyileştiriyor ve dağıtım kanallarını geliştirerek e-ihracattan pek çok fayda sağlıyor. Bu sadece çevrimiçi sipariş verme süreci olarak görülüyor olsada, aslında işletme ve müşteri arasındaki iletişim için bilgi teknolojilerini de kapsıyor. E-ihracat burada e-ticarete artı bir katkı sağlayarak, internet aracılığıyla sınır ötesine satış yapmanızı sağlar. Yani e-ticaret sitesi, Facebook, İnstagram gibi online satış kanalınız üzerinden, yurt dışı konumunda bulunan bireysel müşteriniz için fatura düzenleyip, ihracatını gerçekleştimenizdir. Buna Mikro İhracat da denir. Bu ihracat kapsamı; 150 kg ve 7,500 EUR limitine kadar ETGB (Elektronik Ticaret Gümrük Beyanı) ile sağlanır ve beyanı düzenlemek için gümrük müşavirine ihtiyaç yoktur. E-ihracat; Sınır Ötesi Ticaret veya Küresel Ticaret, İngilizce de ‘Cross Border eCommerce’ veya ‘Cross Border Trade’ olarak geçer.

E-ihracatta en çok gerçekleştirilen satış modeli işletmeden tüketiciye (B2C) yapılıyor. İnternet mağazanız aracılığıyla birçok ürünün direkt olarak dünyanın her yanındaki tüketiciye ulaştığı, e-ticaretin en çok bilinen türüdür. Satıcıları ve alıcıları online pazar yerinde buluşturuyor. E-ticaret işletmesi, tüketiciler için ürünü fiziksel olarak görme ve dokunma gereksinimini ortadan kaldırıyor. Ürün ve hizmetleri satın almak için sadece sanal bir mağazaya sahip olmaları gerekmektedir. Böylece tüketiciye sipariş verme, teslimat şeklini seçme, ürün alışverişi ve sipariş iptali gibi maksimum esneklik sağlamaktadır. Bu ticaret şekli en çok küçük ve orta ölçekli  firmalar – KOBİ’ler için işlerini büyütmeleri ve müşteri hacmini arttırmaları adına avantaj sağlamaktadır.

Klasik İhracata Göre Avantajları Nelerdir?

Klasik ticarette uyulması gereken katı kurallar vardır.  Bu kurallar genel olarak ülkedeki üreticileri, vergi ödeyenleri, vatandaşların haklarını ve güvenliklerini, ikili anlaşmaları ve diğer ülkelerle olan ticaret ilişkilerinden beslenerek hazırlanmaktadır. Yurt dışına ihracat yapıldığında en fazla zaman harcayan ve masrafa neden olan gümrük işlemleridir. Bu işlemlerim baştan sona takip edilmesi gereken ve kurallara bağlı olan adımları mevcuttur. Klasik ihracatta, yani işletmeden işletmeye gerçekleşen ihracatta, satılan ürüne, satış tutarına, taşıma tipine, müşterinizin ülkesi gibi vb. onlarca farklı parametreyi ele alarak, dikkat etmeniz gereken yüzlerce farklı faktör olabilir. Genel olarak klasik ihracatta dikkat edilmesi gereken bir çok adım vardır.

E-ihracatta ise;

  • Gümrük beyannamesi yerine Elektronik Ticaret Gümrük Beyanı (ETGB) düzenlenir. Klasik ihracatta olduğu gibi gümrük müşavirine ihtiyaç yoktur.
  • KDV’siz fatura düzenleyebilir, KDV iadesi alınabilmektedir.
  • İhracatçı teşviklerinden ve muafiyetlerinden fayda sağlamaktadır.
  • Alıcı ülkesindeki gümrükleme süreci klasik ihracatta ürün grubuna, alıcıya, evraklara ve gümrük müşavirine bağlı olarak 2-7 iş gününü bulurken, e-ihracatta ise çoğu ülke e-gümrükleme yapıldığından 12-48 saat arasında gerçekleşir.
  • B2C gümrükleme vergi muafiyetleri tam geçerlidir.
  • Ülkelerin ikili ticaret ve gümrük anlaşmaları geçerli olup, uygulanabilir.
  • Gümrükleme ve konsolidasyon imkanları oldukça geniştir ve kolay uygulanabilir. Klasik ihracatta bu imkanlar daha kısıtlıdır.
  • İhracat operasyon hazırlığı klasik ihracata göre çok daha kolaydır.
  • Klasik ihracat iş süreçleri ve iş takibi, aracı kurumun fazla olması ve kısıtlı yetkilere sahip olduklarından zordur. E-ihracatta ise süreçler tamamen otomatik ve tam yetkilendirilmiş olarak gerçekleştiğinden daha basittir.
  • Satış öncesi ve sonrası operasyon maliyetleri klasik ihracatta genellikle özel bir çalışma gerektirir. E-ihracatta ise kurallar şeffaf ve kolay uygulanabilir olduğundan ekonomik düzeydedir.
  • Uçtan uca hizmet alabilme ve bu imkânların planlaması klasik ihracata göre kolay ve ekonomiktir.
  • Marka tescil sertifikasına ihtiyaç yoktur.
  • Belgelerin tercüme edilmesi ve apostil şerhine (yurtdışı makamlarınca verilen belgenin ülkemizde geçerli bir resmi evrak olduğunu kanıtlayan tasdik işlemi) gerek yoktur.
  • Satıcı ve alıcı şirketin karnesine gerek yoktur.
  • Hijyen sertifikasına ve laboratuvar analizine gerek yoktur.
  • İhracatın sunduğu diğer tüm teşviklerden ve muafiyetlerden eksiksiz olarak faydalanabilirsiniz.