Tüm dünyada KOBİ’ler ekonominin çekirdek gücü olarak görülmekte ve ülkelerin kendi ulusal ekonomilerindeki payları %60-90 olarak belirtiliyor. KOBİ’lerin esnek ve dinamik yapıları, değişen piyasa koşullarına uyum sağlamalarına imkan veriyor. Ülke ekonomilerinde sahip oldukları oransal büyüklüğün yanı sıra, toplam istihdam, katma değer, yatırım, vergi, ihracat ve krediler içindeki yerleri de önemli boyuttadır.

 

Türkiye’de KOBİ ve dış ticaret konusunda yapılan çalışmalar, genellikle KOBİ’lerin karşılaştıkları sorunlar üzerinedir. Rekabet gücünü etkileyen belli başlı sorunlar, kalite düşüklüğü, fiyatlamada ki yanlışlıklar, rakipleri iyi tanıyamama, hatalı pazarlama stratejileri, ihracat konusunda yetkin eleman olmaması ve bilgi eksikliği, üretim kapasitesinin yetersiz kalması gibi maddeler sayılabilir. KOBİ’lerin pazar araştırmasına girmeden, kişisel yöntem ve gözlemlerle dış pazarda başarılı olabilmeleri zordur. Üretim, tedarik, pazarlama, finansman, yönetim gibi alanlarda yapacakları işbirlikleri ile  avantaj sağlayabilirler. Bu işbirlikleri ile teknolojik olarak yenilenme sağlayarak, pazarlama teknikleri hakkında uzman yetkinliğine ulaşacaklardır. Ürün kalitelerinde yükselme, dağıtım harcamalarını minimuma indirme, bilgi birikimi kazanma, yönetim üstünlüğü sağlayarak dünya pazarına daha kolay girebilirler. Bunun sonucunda da ekonomiye dinamizm kazandırmaları, yeni iş imkanları ve istihdam yaratmaları ve bölgesel kalkınmayı güçlendirerek dengeli bir profil sağlamaları açısından kalkınmada önemli roller üstleniyorlar.